Seyir Defteri

Nisan 4, 2008 - kelimeler

içine attıkça zehirler kelimeler, ama dikkat etmek lazım...

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Şubat 20, 2007 - ağrıyorum

dal rüzgarı çoktan affetmişti, ama kırılmıştı bir kere; biliyorumki kırılan bir dal o ağacın bir parçası olamaz artık. ama o ağacın dibinde o ağaca tutunarak yeniden kök salabilir aynı toprağa....

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Aralık 28, 2006 - neden

kalkıp gidiyorsun, git...

gözlerin? onlarda gidiyormuş. gitsinler...

sen olmadan yapamam deme, yaparsın, yaparız. Yaşarız....

yorgunum; kaptan rotayı çizmişse, gitmek lazım...

gidelim, tut dileklerimden, bırakma sakın...

anlatılan masallar yalanmış,

ne kurbağalar prens nede prensesler güzelmiş...

gitme desem, kalsan burda...

tutsan yine dizelerimin bir ucundan...

bu şiir artık ağır geliyor, yoruldum...

gitme, ben kalıyorum...

susuyorum, bir fincan kelime versen yürek yangınıma...

susuyorum, sus ! tum...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

August 11, 2006 - elim sende

bir gemiyi daha uğurladım bu limandan, şimdi sessiz bir el sallayış kaldı fonda. bir de gidenin arkasından bakan hüzün yeşili gözler. şimdi büyüttüğüm ayrılıkların çocuklukları gelir bazen boş odama elim sende oynarız...

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Temmuz 18, 2006 - Eylül

hep şunu düşlemiştim, çınar ağaçlarının arasında nereye gittiğini bilmeyen dar patika bir yol, mevsim sonbahar, gri bir gökyüzü ve ince bir yağmur. ıslanmışım boşver, ayaklarımın altında çınar yaprakları... dilimde eski bir türkü... düş işte...

 

hatırlıyorum ilk duyduğumda ne çok sevmiştim, bozkırın tezenesi neşet ertaş ustadan "burnu fındık, ağzı kahve fincanı, şekermi şerbetmi bal acem kızı"...

 

eylül'dü elini ilk tutup gözlerine demirlediğimde gözlerimi, eylül'dü... 

hangi düşümün arasından düşüp gittin? o hangi eylül'dü?

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Mayıs 16, 2006 - Yağmur

yine yağmur, yine sonbahar, yine eylül... kader gibi asılı duruyor yakamda sonbahara ait ne varsa. yazmak mı? yazmamak mı? uzun süredir almadığım kalemi geçirip parmaklarıma yazmak dedim. ve yine sana göründü yol, eylül... oysa mayısın ortasındayız, saçlarımızda mayıs çiçekleri. hızırla ilyası buluşturduk daha geçen hafta, ama biz yine ayrı. olsun ne çıkarki; şair diyor ya Marya'ya şiirin son dizesinde "AŞKIMIZ VARYA". sahi varmı?

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Ekim 14, 2005 - Attila İLHAN'a

Duvar’dı, orta yerimizden bölen bizi,
Sisler Bulvarı, dağılmıştı gecenin kollarında.
Yağmur Kaçağı, yağmura kaçmıştı bu defa.
Ve Ben Sana Mecburum, sona mecbur olmam gibi.
Bela Çiçeği, saksılardan balkona inen.
Yasak Sevişmek, konuşmak gibi, ölmek gibi. Yasak...
Tutuklunun Günlüğü’dür, raflarımda tozlanan.
Böyle Bir Sevmek, hiç olmadı.
Elde Var Hüzün, sen çıktın, ben bölündüm.
Korkunun Krallığı, saraylarda hüküm süren.
Ayrılık Sevdaya Dahil, hayata hariç.
Kimi Sevsem Sensin, on ikiye bölünmüş şiir gibi...

 

 

(2003 yılında yayımladığım Eylül ve Gül isimli şiir kitabımdan,

Onu asla unutmayacağız, mekanın cennet olsun USTA...)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bir Gün Mutlaka

Son Yazılarım

• kelimeler
• ağrıyorum
• neden
• elim sende
• Eylül
• Yağmur
• Attila İLHAN'a

Kategoriler

Arkadaşlarım

• perfect
• cleopatra
• karanlikmasal